Konuk evi sahipleri sizi öyle gĂŒzel aÄırlıyor ki misafirliÄe gitmiĆ gibi hissediyorsunuz. GiriĆte ayakkabılarınızı çıkarıyor tertemiz halılar ve kilimlere basarak ahĆap merdivenlerden odanıza çıkıyorsunuz. Ev sahibiniz sizi terasa çaya çaÄırıyor, Safranbolu eski çarĆıyı (hemen bir yol ötenizde ama tepelerin eteklerinde olduÄunuz için hepiniz birbirbirinizi seyredebiliyorsiniz, görĂŒĆ açınız kapalı deÄil), Hıdır tepesini, eski konakları seyrederek muhteĆem lezzetli çayınızı içiyor, ev sahibi ve sahibesi ile muhabbet ediyorsunuz (uzak bir akrabanızın evine yıllar sonra gelmiĆ, köyĂŒnĂŒzden haber alıyor gibi hissediyorsunuz). Oda ahĆap tavanlı, dantelli perdeli mis gibi bir oda. Babannenizin odasında uyuyor gibi içiniz rahat uyuyorsunuz. Babannenizin odasında görmediÄiniz konforu beklemeye hakkınız yok biliyorsunuz (bu evler eski evler su ısıtıcı koyamazlar, yangın riski bĂŒyĂŒk. Banyoları bĂŒyĂŒk yapamazlar, izin alınamıyormuĆ. Belki minicik bir dolap iyi olurdu) Sabah tertemiz bir sofra bezi ĂŒzerine tertemiz beyaz tabaklarla hazırlanmıà kahvaltı sofrasında kahvaltınızı ediyorsunuz. Bakır tavaya yumurta kırıyor, çayınız soÄusa kibarca tazeliyor ev sahibesi. Hani tutmasa kendisini, azıcık daha yiyin diye ısrar edecek sanki. Biz çok memnun ayrıldık kendilerinden ve Safranbolu'dan. TeĆekkĂŒr ederiz.